Spor Spikerleri Ve Oyuna Etkileri

Spor yayıncılığında spor spikerleri, bir oyun veya olayın gerçek zamanlı yorumunu izleyiciye aktarması beklenen kişilerdir, bunu yaparlarken de düşünmeleri, her şeye hazır olup sakin bir anlatımla takımları, sporu, oyuncuları ve antrenörleri bilmeleri yine beklentiler arasında olan unsurlardandır. Ayrıca eğlenceli olmaları ve diğer yorumcularla iyi geçinebilmesi yayının kalitesini bir üst seviyeye taşıyacak noktalar olarak sayılabilir.

Ülkemizin FIFA Dünya Kupası resmi yayıncısı Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) spikerleri ise bilindiği üzere son dönemlerde eleştirilere maruz kalıyor.

-Bu eleştiriler ne kadar haklı?

-Kısaca spor spikerliğinin tarihçesi nedir?

-Bu işin standardı nasıl olmalı?

Sorularına cevap aramaya başlayalım…

RADYO VE FUTBOL

spor spikrleri

BBC radyosu, profesyonel bir futbol maçıyla ilgili ilk yayınını  Ocak 1927’de Arsenal ve Sheffield United arasındaki bir maçta gerçekleştirdi. Bu dünya tarihinde yayınlanan ilk futbol maçı olarak kayıtlara geçecekti. 

1929’daki Büyük Buhran, futbol maçlarındaki seyirci sayısında düşüşe neden oldu. 

Bazı kulüp başkanları bu durum için kısmen radyo yayınlarını suçladı ve Haziran 1931’de Futbol Ligi, fikstürlerinin tüm yayınlarını yasakladı. Bu yasak İkinci Dünya Savaşı sonrasına kadar devam etti.

Sonrasında ise Futbol Federasyonu ve BBC arasında mutabakat sağlanarak 1930’larda FA Cup Finali BBC tarafından yayınlandı.

Ülkemizde ise bir futbol maçının radyodaki ilk yayınını 20 Temmuz 1934 günü Kadıköy’de Fenerbahçe Stadı’nda TRT gerçekleştirdi.

Günümüzde de radyo yayıncılığı gelişen yayıncılık teknolojileri ile birlikte eski popülaritesini kaybetse de halen dünyanın birçok yerinde maçları dinleyiciye aktaran bir araç olarak faaliyetini sürdürüyor.

TELEVİZYON VE FUTBOL

1938’de BBC ilk canlı futbol yayınını, British Home Championship Turnuvası’nda İngiltere ile İskoçya arasındaki karşılaşmada yaptı.

Ülkemizde ise 1 Mayıs 1966’da Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan karşılaşma, resmi olarak Türkiye’de canlı yayınlanan ilk futbol mücadelesi olarak kayıtlara geçti.

spor spikerleri

BU İŞİN DÜNYADA ÖNCÜLERİ KİMLER?

PETER DRURY

“HELLO EVERYONE, I’M PETER DRURY, JIM BEGLIN ALONGSIDE ME!”

Premier Lig’in ünlü maç spikeri Peter Drury, gol olduğu esnada golü atan oyuncunun adını coşkuyla söyler. Sonrasında birkaç saniye es verir. Bu sayede televizyon başındayken stadyumdaki seyircinin gol anındaki enerjisi, oradaki ambiyansın coşkusu izleyiciye de geçer.  ‘’İşte Premier Lig bu!’’ dedirtir insana.

Ülkemizde sıkça rastladığımız ‘maçın önüne geçen spiker’ şikayetlerini göz önünde bulundurduğumuzda maçın coşkusunu, stadyumun atmosferini izleyiciye sunmaya gayret eden Peter Drury karşımıza çıkıyor.


MARTIN TYLER

Bazı goller vardır ve o goller flashback olarak zihninizde canlandığında başka bir spiker anlatımıyla düşünemezsiniz. Ülkemizde örneğin Ercan Taner’in ‘’ Drogba indirdi ceza sahasına Sneijder Sneijder goooooool! Allahım gooooooool gooooool! Gol Türkiye ayakta! Arena ayakta! İstanbul! İstanbul ayakta!’’ anlatımı gibi.

Sabri Ugan’ın Hagi Monaco ağlarına müthiş bir füze yollarken ‘’Nasıl anlatalım şimdi bu golü size…’’ anlatımı gibi.

Martin Tyler’ın 2012’deki meşhur Aguero’nun City’e şampiyonluğu getiren golü de bu düşüncemi perçinleyen gol anlatımlarından biri.

Özetle Martin Tyler, maçların en özel anlarında tempoyu yakalayan, coşkuyu bize hissettiren, maçtaki havayı anbean izleyiciye geçirebilen anlatımıyla bu işin efsanelerinden…

Son zamanlarda yaşının da artık bayağı bir ilerlemesiyle temposunun düştüğüne dair eleştiriler aldığını da antrparantez olarak şerh düşmek gerekiyor.

ALAN SMITH

spor spikerleri

Alan Smith ise maç spikerliği ile futbol dünyasına bağlı kalmaya devam eden eski profesyonel futbolculardan.

Alan Smith, Arsenal ve Leicester City’de geçmiş yaşantısında forma giyen yetenekli bir futbolcuydu. Ayrıca birkaç kez İngiltere Milli Takımı’nda da forma giydi.

SkySport TV için çalışan eski bir profesyonel futbolcu ve maç spikeri olarak, bilgisini akranlarına kıyasla çok üst düzeyde gösterdi.

Anlatım tarzı diğer spikerlere nazaran daha az dramatik.

ÜLKEMİZDE TRT SPOR SPİKERLERİ NEDEN BU KADAR ÇOK ELEŞTİRİLDİ?

Katar’da türlü tartışmalar etrafında düzenlenen Dünya Kupası ile birlikte TRT maçları yayınlamaya başladı. Zaman zaman spikerlerin oyuncuların isimlerini yanlış telaffuz etmeleri, ekrana gelen görüntüyle örtüşmeyen yorumları ve genel olarak anlatımları eleştirilerin odak merkezi oldu.

Futbolseverler Dünya Kupası dolayısıyla liglere ara verilen bu dönemde futbola tutunmak isterken TRT spikerlerinin gereken bilgileri aktarmakta zorlanması, coşkuyu yerinde ve zamanında verememesi eleştirileri haklı çıkartıyor.

Tabii tüm yaşananların sonunda, ülkede akılları bulandıran bazı hadiseler ile birlikte ‘’liyakat’’ kavramı da uzun zamandır sorgulanıyor.

Spikerlerin Katar’dan değil de ülkemizdeki TRT stüdyolarından maçları anlatmaları da ‘’Spor spikerleri acaba maçların atmosferine tam olarak odaklanamıyor mu?’’ sorusunu akıllara getiriyor.

Gelişmeleri tüm yönleriyle takip ettiğimde spikerlerin maçlara ve turnuvaya ciddi bir hazırlık yapmadığı düşüncesi aklımda beliriyor. Bir şekilde bu işin kıyısında köşesinde bulunmak isteyen ve yolun henüz başlarında olan biri olarak hakkaniyetli eleştiriler yapmaya gayret ediyorum. Örneğin; yıllardır sektörde kaliteli işler sunma gayret ettiğine inandığım Yusuf Kenan Çalık’ın, TRT spikeri Hünkar Mutlu ile ilgili ‘’Birçok maç spikeri ile birlikte çalışma fırsatım oldu. Ben de anlattım. Bu dersine çalışma meselesinde Hünkar Mutlu’dan daha ötesini görmedim. Anlattığı her maça saatlerce çalışıyor. Cidden büyük emek var.’’ sözlerini de dikkate almak gerekiyor.

spor spikerleri

Sonuç olarak işin standardını, tarihçesini incelediğimde maçların önüne geçmeden, doğru zamanda ve doğru yerde coşkunun aktarılması gerektiği, bilgilerin abartıdan uzak ve olabildiğince kapsamlı verilmesi fikrine ulaşıyorum.

İlaveten, TRT’yi yöneten akıl ile ilgili de birkaç cümle sarf etmek gerekiyor.

Örneğin Fethullahçı Terör Örgütü ile iltisakına dair akıllardaki şüpheyi temizleyememiş ya da bununla ilgili somut bir gayretini halen göremediğimiz Hakan Şükür ile ilgili son günlerde yaşanan durumu hatırlayalım.

Faslı Hakim Ziyech, Fas-Kanada maçında dakikalar 4’ü gösterdiğinde maçın ilk golünü attı. Ardından TRT spikeri Alper Bakırcıgil, izleyicilere FIFA Dünya Kupası tarihindeki en hızlı golün, 11. saniyede Hakan Şükür tarafından atıldığını ve bu golün kupa tarihinde atılan en erken gol olduğunu hatırlattı. Spiker, bu bilgiyi izleyiciye aktarmasının ardından maçın ikinci yarısında kanal yönetimi kararıyla mikrofon başından alındı.

İşte turnuva devam ederken yaşanan bu olay bizlere ülkemizin en saygın kurumlarından biri olan TRT’nin nasıl akıllar tarafından yönetildiğini gösteriyor. Tüm bunları söyledikten sonra TRT’nin nasıl bir çıkmazda olduğu gerçeğinin sorgulamasını okuyucuya bırakıyorum…

Daha kaliteli yayınlara ve daha efektif maç sunumlarına dair övgü yazıları yazmak dileğiyle…

Total
0
Shares
Önceki Yazı

Sergio Perez: Dozunda Çılgın

Sonraki Yazı
Parabolica

82 | Sezon Finali

Bunlar da ilgini çekebilir