vinnie jones

Vinnie Jones: Yeşil Sahalardan Beyaz Perdeye

Vinnie Jones: “Küçük bir çocukken, siyah bir çöp poşetine sığan tüm servetimle koltuk tepelerinde uyuklar ve birileriyle kavga peşinde koşardım ya da birileri yumruklarını kaldırıp bana doğru… Ve sonunda suçlu olarak parmakla gösterilen de hep bendim.”

Parmakla gösterilmek kaderinin bir parçası olacak olan Vinnie Jones 5 Ocak 1965’te Galli bir ailenin çocuğu olarak Watford’da dünyaya gelir. 13 yaşındayken anne ve babasının ayrılması nedeniyle yaşamın acı yüzüyle erken bir yaşta tanışır. Bu süreçte yaşadıklarının kendi bünyesinde bir travma yaratacağının ve bunun ileride elbet yansımalarının olacağının henüz farkında değildir. Babası, ablası ile beraber Londra’ya taşınırken o annesi ile birlikte onun çalıştığı huzurevinde yaşamak zorunda kalır. Paramparça olmuş yüreği ile kendini çaresiz hisseden Vinnie bir süre kendini hayata döndürecek gücü bulamadan yaşamını sürdürür.

“O gün hayata yeniden başlamam gerekti. Her şeye isyan edip futboldan uzaklaştım. Hayat bana en büyük şakayı yapmıştı. Eşler ayrılırken sadece kendilerini düşünüyor ve çocuklarının ne yaşadığını göremiyor. Anne ve babanın arasında kalan çocuk paramparça oluyor ve bu yaşadıkları, bütün hayatını etkiliyor.”

 Ne yapıp edip hayata yeniden tutunmak zorunda olan Vinnie Jones küçük sayılacak bir yaşta hayatını idame ettirebilmek için inşaatlarda çalışıp şansını yeniden futbolda denemek ister. 1984 yılında yarı profesyonel olarak Wealstone takımında futbola başlayan Vinnie, İsveç 3. Liginde IFK Holsmund ile şampiyonluk yaşayarak 1986 yılında Wimbledon takımına transfer olur ve Premier Lig’e ilk adımını atar. Henüz ikinci maçında Manchester United’a golünü atarak kendini gösterir. Disiplin kelimesinin zıttı olmayı başaran Vinnie; bir gazetecinin burnunu ısırmaktan, rakip oyuncuya kafa atmaya, küçük bir amigoyu kayarak düşürmekten Tottenham’ın defans oyuncusu Gary Stevens’ı futbol sahalarından silmeye kadar içinde bir dünya kusur barındıran bir futbol kariyerine sahip olur.

Wimbledon’da “Crazy Gang” (Çılgın Çete) olarak nam salan ekibin önemli bir üyesi olmayı başarır. Takımının lider oyuncularından biri olan Vinnie arkadaşlarını maça motive etmekte üzerine yoktur. Oynadığı sert futbol nedeniyle kısa zamanda yeşil sahalarda nam salarak, “The Axe” (Balta) olarak anılmaya başlar.

1987 yılında o dönem New Castle United forması giyen Paul Gascoigne’e yaptığı hareketin fotoğrafı futbol sahalarının en absürt hareketlerinden biri olarak manşetleri süsler. Gascoigne yaşanan bu tuhaf olay sonrası konuyu kapatmak için rakip soyunma odasına çiçek gönderir. Vinnie Jones’un cevabı ise Gascoigne’e iade-i tuvalet fırçası göndermek olur.

Vinnie Jones
Vinnie Jones

1988 yılında finalde Liverpool’u yenerek FA Cup’ı kazanma başarısı gösteren Wimbledon ile futbol kariyerinin en önemli başarısını elde ederek 1989 yılında 650 bin Sterlin karşılığında Leeds United takımına transfer olur.

(348) Liverpool v Wimbledon 1988 FA Cup Final highlights. – YouTube

Leeds United’ın 1.Lig’e yükselmesini sağlayan ekibe sunduğu katkı sonrası 1990 yılında soluğu Sheffield United’da alır. Vinnie, Leeds forması giyerken de elbette rahat durmaz. Bir müsabaka öncesi takımın minik amigosuna kayarak müdahale etmesi izleyenlerin kanını donduracak niteliktedir.

Vinnie Jones
Vinnie Jones

1991 yılında Sheffield United forması ile Manchester City karşısında henüz 5.saniyede gördüğü sarı kart da en erken sarı kart rekoru olarak kırılması zor bir şekilde tarihin tozlu sayfalarında yerini alır. Yine bir başka maçta 3.saniyede gördüğü kırmızı kart ile kendi rekorunu kırmakla kalmaz kırılması neredeyse daha da imkansız bir hale getirir.

1992’de kendisinin de yer aldığı, içinde sert müdahalelerin olduğu “Soccer’s Hard Man” filminde izleyenlere tavsiyelerde bulunan Vinnie Jones bunun bedelini İngiltere Futbol Federasyonu’nun kendisine biçtiği 20 bin Sterlinlik rekor ceza ile öder. Üstüne birde utanmadan “How to break a leg?” (Bacak nasıl kırılır?) isimli kitabı yazar ve kendisine duyulan nefreti perçinler.

(348) Soccer’s Hard Men (1992) Vinnie Jones – Full Movie – YouTube

1993’den sonra Wimbledon’a dönüş yapan oyuncu 1998 yılında Quenns Park Rangers takımıyla oyuncu – menajer olarak anlaşmasına rağmen sinemaya olan sevdası sebebiyle futbola son noktayı koyar. Kariyeri boyunca gördüğü 12 kırmızı kart onu bu alanda 13 kırmızı kart gören Roy Keane’nin peşinden ikinci sıraya taşır. Büyük ebeveynleri nedeniyle Galler milli takımında oynamayı tercih eden Vinnie Jones, ülkesinin Hollanda’ya karşı oynadığı bir maçta da kaptan olma şerefine nail olur.

Futbol sahalarında sergilediği haşin futbol tarzı birçok rakip oyuncunun maç öncesinde korkulu rüyalar görmesine neden olan Vinnie Jones yeşil sahalarda elde etmiş olduğu namını elbette beyazperdeye de taşır.

Vinnie Jones sinema dünyasına ilk kez 1998 yılında Guy Ritchie’nin yönettiği “Lock, Stock & Two Smoking Barrels” ile adım atar. Big Chris karakteri ile karşımıza çıkan eski futbolcu yeni aktör herkesi şok ederken aynı zamanda hayran bırakmayı da başarır. Yeşil sahalardaki savaşçı ruhu elbette filmlerine de yansıyacaktır. Futbol kariyerinde hedeflediği yere ulaşabildi mi bilmiyorum ama beyazperde kariyeri önemli filmlerle devam eder. Hatta Vinnie Jones kendisinden önce sinemada kalıcı olmaya çalışan ancak parlayıp sönen meslektaşları gibi olmaz. Brad Pitt ve Jason Statham ile birlikte oynadığı yine bir Guy Ritche filmi olan “Snatch”de “Bullet-Tooth Tony” karakteriyle hafızalara tamamen kazılır.

(316) Lock, Stock and Two Smoking Barrels (1998) Big Chris Crash Scene – YouTube

Guy Ritchie yönetmenliğinde yer aldığı bu iki müthiş filmin ardından sıra futbolculuk yeteneklerini beyazperdeye aktarmaya gelir. “Mean Machine” filminde eski İngiliz Ulusal Takım Kaptanı Danny Meehan rolüyle izleyenleri büyülemeye devam eder. Şike yapmak suçuyla 3 sene hüküm giyerek cezaevine gönderilen Danny’in oradaki maceraları ve kurduğu futbol takımı ile gardiyanlara karşı yapılan maç kaçırılmayacak düzeyde enteresandır. Hapistekilerin çoğunun hayatta elde ettikleri bir şey yoktur. Danny’de ise onların düşleyebileceği her şey vardır, ama hepsini ziyan etmiştir. Ona duyulan nefreti futbol sayesinde tersine çevirip mahkumların istedikleri saygıyı futbol sahasında da olsa kazanmalarını sağlar. Geçmişi ile yüzleşmek zorunda kalan Danny’nin önünde iki seçenek vardır; ya özgürlükleri elinden alınmış takım arkadaşlarının maçı kazanmasına yardım edecek ya da geçmişte olduğu gibi kendi çıkarları uğruna takımını yüz üstü bırakacaktır.

 (355) Mean Machine – Trailer – YouTube

Futbol üzerine ayrıca “She is The Man” filminde bir futbol koçunu canlandıran başarılı aktör böylece mesleğinde elde ettiği tecrübeleri sinemaya aktarmaya devam eder. 40’ı aşkın filmde rol alan usta oyuncuyu X-Men: The Last Stand’da ‘Juggemaut’, Played’de “Dedective Brice”, Gone in 60 Seconds’da “The Sphinks” karakterlerine can verirken izleriz.

Oynadığı filmlerin dışında dönemin BBC kanalının en ünlü müzik programı olan “Top Of The Pops”da söylemiş olduğu “Big Bad Leroy Brown” şarkısı ile gönülleri ayrı bir yerden de fethedip sanatın birçok dalında başarılı olabileceğini hayranlarına ispatlar.

(348) Vinnie Jones – Big Bad Leroy Brown [totp2] – YouTube

Futbol sahaları ve sinema dünyasında elde ettiği başarılarının üzerine bir de cilt kanserini yenmeyi başaran kemik kıran aktör eşini 2019 yılında kanser illeti yüzünden kaybeder. Eşi Tanya’nın ölümü üzerine usta oyuncu onu sevmek ve kaybetmek üzerine bir kitap yazar. Vinnie Jones günümüzde kendine ait bir portalda futbol üzerine yazılar yazıyor ve eminim ki eski ama güzel günlerini çok özlüyor.

Vinnie Jones
Vinnie Jones

“Hayatım boyunca iki muhteşem kariyer yazdım, büyük başarılar elde ettim. Futbol oynadığım süre kadar sinema oyunculuğu yaptım. Ancak hayatımdaki en büyük mücadeleyi köpeğimle veriyorum. Asla kontrolü ele geçiremeyeceğimin farkındayım ama 3. Dünya Savaşı’na neden olmamayı başarabileceğime inanıyorum.”

Kaynakça:

  • Takımdan Ayrı Düz Yazılar, Ege Görgün, Karakarga Yayınları
  • Kemik Kıran Aktör Vinnie Jones, Onur Koray Gülşen, Fitbol Dergi 2.Sayı
  • Vinnie Jones’un Günlüğü, Serkan Saydam, Fitbol Dergi 53.Sayı
Total
1
Shares
Önceki Yazı
sen kimsin?

32 | Yiğit Gülmezoğlu

Bunlar da ilgini çekebilir